Kaza, düşme veya darbe sonrası omurga ve omurilik yaralanmaları hakkında bilgilendirme.
Bu Sayfada
Trafik kazaları, yüksekten düşmeler, spor yaralanmaları veya darbeler omurgada kırık, çıkık ya da doğrudan omurilik hasarına yol açabilir. Bu tür yaralanmalar hafif bir ağrıdan kalıcı felce kadar geniş bir yelpazede seyredebilir; bu nedenle her travma sonrası omurga şikayeti dikkatle değerlendirilmelidir.
Omurga, omurları çevreleyen kemik yapı ile içinden geçen omuriliği ve sinir köklerini bir arada barındırır. Bir travma hem kemik/bağ yapısını hem de doğrudan sinir dokusunu etkileyebilir — bu yüzden görüntüleme ve nörolojik muayene birlikte değerlendirilir.
Omurun ön kısmının çökerek sıkışmasıdır; genellikle düşme veya ani yüklenme sonrası görülür, çoğunlukla stabildir.
Omurun birden fazla yönde parçalanmasıdır; kırık parçaları omurilik kanalına doğru itilebileceği için sinir basısı riski taşır.
Emniyet kemeri tarzı travmalarda görülen, omurun yatay düzlemde ayrılmasıyla oluşan, genellikle instabil kabul edilen bir kırık türüdür.
Omurların birbirine göre normal hizasından kayması veya ayrılmasıdır; ciddi kuvvetlerle oluşur ve sıklıkla bağ yapılarının da hasar görmesine eşlik eder.
Kemik yapıda belirgin kırık olmasa bile omurilik doğrudan hasar görebilir. Yaralanma tam (komplet) — yaralanma seviyesinin altında tüm his ve hareketin kaybolması — ya da kısmi (inkomplet) olabilir; kısmi yaralanmalarda bir miktar his veya hareket korunur.
Belirtiler yaralanmanın yerine ve şiddetine göre değişir:
Bazı hastalarda kaza anında belirti çok hafif olabilir; belirtilerin saatler içinde kötüleşmesi de mümkündür, bu nedenle travma sonrası dikkatli izlem önemlidir.
Omurga yaralanmasından şüphelenilen bir kazada, hasta zorunlu olmadıkça hareket ettirilmemeli ve boyun/sırt desteklenmeden kaldırılmamalıdır. Yanlış taşıma, var olan bir kırığı omurilik yaralanmasına dönüştürebilir.
112 aranmalı, sağlık ekibi gelene kadar hasta mümkünse bulunduğu pozisyonda sabit tutulmalı, yalnızca solunum yolu açıklığı gibi hayati bir tehlike varsa dikkatli müdahale edilmelidir.
Kas gücü, his, refleksler ve yaralanma seviyesinin belirlenmesi için ayrıntılı bir nörolojik değerlendirme yapılır.
Kemik yapıdaki kırık ve çıkıkları hızlı ve ayrıntılı şekilde gösterir; acil travma değerlendirmesinde sıklıkla ilk tercih edilen yöntemdir.
Omurilik, sinir kökleri, disk ve bağ dokusundaki hasarı göstermede BT'den daha değerlidir; nörolojik belirti olan hastalarda genellikle gereklidir.
Bazı durumlarda ilk değerlendirmede veya takipte kullanılabilir; ayrıntılı değerlendirme için genellikle BT veya MR ile tamamlanır.
Tedavi, kırığın türüne, omurganın stabil olup olmadığına ve nörolojik bulgulara göre planlanır.
Stabil, sinir basısı yapmayan kırıklarda korse veya boyunluk ile immobilizasyon, ağrı kontrolü ve kademeli hareketlendirme yeterli olabilir.
Omurilik veya sinir kökü basısı, belirgin instabilite ya da ilerleyen nörolojik kayıp durumunda cerrahi gündeme gelir. Amaç sinir dokusu üzerindeki baskıyı kaldırmak (dekompresyon) ve gerektiğinde vida-rod gibi implantlarla omurgayı sabitlemektir (enstrümantasyon ve füzyon). Hangi yöntemin uygulanacağı yaralanmanın seviyesine, tipine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
İyileşme süreci yaralanmanın ciddiyetine göre büyük farklılık gösterir. Stabil kırıklarda birkaç ay içinde günlük yaşama dönüş mümkünken, omurilik yaralanması olan hastalarda uzun süreli ve çok yönlü bir rehabilitasyon programı gerekebilir.
Rehabilitasyon sürecinde fizik tedavi, hareket ve denge çalışmaları, gerektiğinde solunum ve yutma desteği, mesane-bağırsak yönetimi ve psikolojik destek bir arada planlanır. Erken başlayan ve düzenli sürdürülen rehabilitasyon, fonksiyonel iyileşme açısından önemlidir.